İnsan nedir? Kimdir insan? Tarih boyunca hemen herkesçe bir
tanımı bulunan bu girift mefhum Aristo’nun ifadesiyle “düşünen bir hayvan”, Carl
Max’a göre “toplumsal ve üretken bir varlıkken”, Sigmund Frued’un düşünce
yapısında “cinsellik ve saldırganlık dürtüleriyle davranışlar sergileyen bir
canlıdır.” Spesifik bir kavram olan insan kavramını tanımlayanların çoğu kendi
düşünce sistemleri,yaşantıları ve deneyimlerinden yola çıkarak bir takım
izahatler yapmışlardır. Ancak tüm bu tanımların ötesinde Şeyh Sadi Şirazi insanı kompleks
ifadelerden arındırarak en yalın ve son derece samimi bir şekilde açıklamıştır. "İnsan, yek katre-i hunest ve hezar
endişe"(İnsan birkaç damla kan, bin bir endişe)Tanımda yer alan ” bir
damla kan” hepimizce malum olan insanın biyolojik yönüne işaret ederken, “bin
bir endişe” kısmı insanın kaygılar üzerine kurulu yaşantısını ifade etmektedir.
İnsan endişe eder.. Sever endişelenir ya vuslata eremezsem
diye yahut kavuşur endişelenir firak kapıda olmalı diye.. İnsan mal-mülk
kazanırken de endişelenir kazancımı nice zamana kadar elimde tutabilirim diye..
Bir vakit gönlünde bir arzu duysa endişelenir gerçekleşmeyeceğini sanarak, arzusunu
karşısında bulsa bu defa da hayıflanır boş heveslerin peşinde koştuğuna hükmederek..
İnsan hüzünlenir.. Yaratıcı tarafından insana bahşedilen bu
nimetin tarihçesi Adem Peygamber’e değin uzanır.Rivayete göre Hz.Adem’in
yaratılmasının ardından üzerine 39 yıl hüzün yağmuru, sadece 1 yıl sürur yağmuru
yağmıştır.Bu sebeple insanın hüznü her daim mutluluğunu aşar. Her ne zaman
çiçek açsa bir yanı, bir diğer yanı yaprak dökmeye başlar. Gülen gözlerinin
hemen yanı başında gözyaşları gizlenir, akmak için sabırsızlanarak.. Ancak şu
da bir hakikattir ki insana en fazla hüzün yakışır..
İnsan en çok da sever..Denizi,gökyüzünü,çakıl taşını..Şeftalinin
üzerindeki ince tüyleri, semadaki yağmuru müjdeleyen bulutları, yanaklarına minik
buseler konduran rüzgarları sever. Başını döndüren kitap rayihalarını, kalbini
mütemadiyen gıdıklayan şiir satırlarını, dostun sohbetiyle tatlanan şekersiz
çayları sever..
Ve insan insanı sever.. Kabiliyetince, fıtratınca sever.
Kimi boyun eğmek nedir bilmeyen coşkun sular gibi korkusuzca sever. Kimi
dağların zirvelerinden denizin diplerine kadar mücadele ede ede sever. Kimi ise
serçe kuşu gibi ürkek ürkek sever. Ruhu bedenini her vakit terk etmeye
hazırdır. Telaşı, korkusu gölge gibi her daim ardındadır..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder