18 Eylül 2019 Çarşamba

ÖFKE DANSI


Beni içime yönlendiren,çıkışı kendimde aratan kitaplara ayrı bir tutkum var.Öfke Dansı da bunlardan biri.Kitapta yaşamlarımızdaki ilişkilerden örneklerle öfke olarak nitelendirdiğimiz durumların, aslında başka bir duygudan dolayı tetiklenmemiz sonucu ortaya çıktığı ve öfkeden ziyade o tetiklendiğimiz duyguyu çözümlememiz gerektiği uzun uzun anlatılıyor. Tam o anda etkiden hemen tepkiye geçmeyip "şimdi ben ne hissettim" diye kendimizi sorgulayarak öfkenin kaynağını anlama çabasında yol almış olmak,o duyguya indiğimizde öfkenin kaynağı olan hissi bulup ona çözümler aramak hepimize iyi gelecek o yolu bulmamıza yardımcı oluyor.
Kitabın bana göre kilit kelimesi "benliksizleşme" idi.Toplum olarak evliliği kendimizden tamamen vazgeçip biz olma durumunu her boyutta yaşayarak "benimizi görünmez kılmak " olarak algılıyoruz.Fedakarlık kavramı da tam olarak böyle açıklanıyor bizde.Fakat esasen insanın kendini aradan çıkararak verici olması ,gerçek bir fedakarlık hali değildir.Kendini bilen,kendinin farkında olan ve kendi için yaşayabilen insanın sevdikleri için verici olması haline fedakarlık diyebiliriz.Diğer türlüsü ruhu tükenme haline götürüp insanı sevgisizliğe itiyor.İlişkilerdeki mutluluk,kavramları doğru tanımlayabilmekten geçiyor.
Kendi sevdiklerini, kendi isteklerini es geçerek "benliksizleşme" halinde olmak çevreye de öfke patlamaları olarak kendini gösteriyor.Bazen gün içinde sadece kendimiz için,kendimize ayırabildiğimiz bir 10 dakikanın olması, sevdiğimiz bir şeye vakit ayırmak,şu an bunu istiyorum diyebilmek bile ruhu dinginleştiriyor.
Tefsir dersinde hocamın kurduğu bir cümle bana bu konuda ışık oldu."Kişi kendisi olamıyorsa müslüman olamaz" dedi.Kendimiz olmaktan anlamamız gereken 'kalpler kırıp,her istediğimizi söyleyip sonra da ben buyum demek değil elbette.
Kendin olmak "seni diğerlerinden farklı kılan içindeki o cevheri arayıp bulmak" demek,kendi içine yönelip seni bir değer olarak görmek ve herkesten önce kendin tarafından önemsenmek demek.Hepimiz biriciğiz, bitaneyiz ve hepimizin içinde bambaşka güzellikler var.Peki hayatını tümüyle başka bir hayata entegre etmiş biri o cevheri bulup,kendisi olabilir mi?

"Biz olmak" dozunda kalabildiği zaman, insanlar aile olarak kalabiliyor.Fedakarlıklar, karşılıklı ve kimseye kendinden vazgeçmeyi gerektirmediği zaman gerçek fedakarlık olabiliyor ve ilişkiler o zaman sağlam bir zeminde durabiliyor.Dolayısıyla "Öfke Dansı" öncelikle evlilere ve genç yetişkin herkese ısrarla tavsiye ederim.