20 Haziran 2017 Salı

YAZAR YAHUT GÖNÜL AVCISI..







Başarılı yahut başarısız yazar ayırdımına nasıl ulaşırız?
Sanat eserini hangi kriterler yetkin kılar?
Bu soruların dil ve anlatım başlığı altında bilindik klişe cevapları vardır.Oysa ben bugün,beni bu yazıyı yazmaya sevk eden özel bir kriterden  bahsedeceğim "Yaşanmışlık Hissi.."


İyi bir okuyucu argo bir ifadeyle safkan bir av köpeğine benzer.Nerede enfes bir sanat eseri varsa onu öte alemden aldığı yetilerle anında bulur ve ona kendisinden bir parçaymış gibi sahip çıkar.Benim savunduğum bu özel kriterin tuzağına da işte böyle bir okuyucu yakalanır.


"Yaşanmışlık" anlaşılan manasıyla yalnızca bizatihi sanatçının başından  geçen olaylar,tecrübe ettiği duygusal kırılmalar ve kendisine mal olmuş özlemler,umutlar demek değildir.


Hakiki sanatçı -manevi bir alemle iletişim halinde olduğundan- çevresinde tanık olduğu hadiseleri hatta dünyanın öbür ucundaki bir takım yaşantıları biricik laboratuvarı olan "Gönlünde" duyumsar ve ruhunda yaşar.Bununda ötesinde bir özel güç -Hissettiğini hissettirme- ile de okuyucuyu kalbinden yakalar.Daha sonra seçmiş olduğu duygu demetini okuyucuya sunar.Okuyucu da bunu iradeden müsta'ni bir itaatle,gerçek olmama ihtimalini düşünmeksizin kabul eder.


Hulasa; başarılı bir sanatçı insanların gönlüne tahakküm eder. İdealar aleminin ışık huzmelerinden beslenen böyle bir sanatçının kaleminden de zaman algısını alaşağı eden ölümsüz,yetkin eserler çıkar..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder