16 Eylül 2016 Cuma

İbn Fattume'nin Seyahati

Necip Mahfuz,Nobel ödülü kazanan ilk müslüman yazar...
Orta Doğu'nun Balzac'ı olarak nitelendirilen güçlü bir kalem..
Okumak için geç kaldığımı düşündüğüm bir kitap  İbn Fattume'nin Seyahati...
İslamı yaşayış tarzımızın ince bir şekilde eleştirildiği naif cümlelerle kendi içimizi sorgulamamıza neden oluyor.
'İslamiyet,bu gün camilerde inzivaya çekilmiş, oralardan dışarı çıkamaz olmuştur.'
'Dinimiz büyük ama yaşamımız putperestçe..'
Yazar bu ifadelerle özeleştiri yapmayı,kendimize dönüp ben ne yapıyorum diyebilmeyi öğütlüyor bize.
Seyyah ilim için,hiç kimsenin haber alamadığı Cebel ülkesine ulaşmak için çıktığı yolda nefsine uyup amacından saparak engellere takılıyor.Bir anlık hedefinden şaşmış olmanın bedelini ödüyor çoğu zaman.Tıpkı dünya hayatındaki nefsimize uyuşlarımızın bizi asıl amacımızdan uzaklaştırması gibi.Dünyaya gönderilmiş bir seyyahtır her insan.Varılacak yer bellidir ve ulaşılmak istenen yer için doğru adımlar atmak gerekmektedir.
Büyük bir iç yolculuğu,sorgulamalar,hüzünler...Kısacası insana dair her şey her duygu kitabın satırlarına gömülmenize sebep oluyor.
'Kervan,malları ve emelleri taşıyarak yoluna devam edecek,pekala ama kederleri kim taşıyacak?..'
Niyetin halis oluşu bize şer görünse bile akıbetin de hayrına vesiledir.İnsan için aslolan elinden geleni yapıp geriye kalan kısımda tevekkülü boynuna dolamaktır.Neticelere hayıflanmak büyük bir aldanıştır..
'Bir amaç için uğraşmak,çalışmak iyidir,ancak sonucu önemsemeyin,ne elde ettiğinize aldırmayın.'
Ve insan için en önemlisi kendi özüne ulaşmaktır.Varoluşunu bütünüyle hisseden ve anlamlandırmaya çalışan, Yaradanın Hicr Suresi 29.ayette 'Ona ruhumdan üfledim'ifadesinin asıl manasını idrak edebilecektir.Bu dünya yolculuğunun temeldeki tek sebebi de budur..
'Tam olarak kendisini adayan insan kendi özüne inebilir.'


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder